Ana içeriğe git

Rock-Metal Dutluğu

Üye kayıtlarımız 21:00 civarı açılmaktadır.
Marching isimli kullanıcı 3 gün önce beğendi
https://www.youtube.com/watch?v=LBgTiLMTlxo

Ayreon'un The Human Equation albümünün 11. şarkısı Love.

James Labrie'nin - Me
Heather Findlay'in - Love
İrene Jansen'ın - Passion
Magnus Ekwall'ın - Pride
Devon Graves'in - Agony
Mikael Akerfeldt'in - Fear
Marcela Bovie'nin - Wife
olduğu şarkı.

Albüm zaten baştan sona adeta opera :)
Rock 7 gün önce yorum yaptı
Ceremonial Oath, 1991 yılında kurulan İsveçli bir melodik death metal grubu. Grubun günümüze kadar iki albümü bulunuyor.

Ceremonial Oath ile HammerFall üzerinden tanışmıştım zamanında. HammerFall'ın temellerini atmış olan Jesper Strömblad ve kurulduğu günden itibaren hala HammerFall'da olan Oscar Dronjak'ın ortak başka bir grubuydu. Günümüzde hala aktif oldukları söylense de en son bir release çıkardıklarında sene 1996 imiş :/. Jesper için birazcık In Flames'e ısınma turları gibi düşünülebilir grup. Her zaman inandığım bir önerme olarak Jesper'in elini sürdüğü hiçbir grup kötü iş yapmaz, bu yazılı olmayan bir kuraldır diyorum grup için. :)

1995 çıkışlı ikinci albümleri Carpet'dan Immortalized adlı şarkıyı ekledim.

https://www.youtube.com/watch?v=vq2zyfdsdk0
Feroand 8 gün önce yorum yaptı
Ayreon; Hollandalı Müzisyen Arjen Lucassen'in proje grubu. The Human Equation da Dream Theater'dan James Labrie ile Opeth'ten Mikael Akerfeldt'i aynı potada buluşturan albüm. Brutal Vokaller yine enfes olmuş. Reason rolündeki Eric Clayton'ın sesine dikkat. Mikael Akerfeldt ise Fear rolünde...

İşte o albümün en çok hoşuma giden parçası Day Twelve: Trauma sizlerle

https://www.youtube.com/watch?v=TSKtHnt8lKI
Feroand isimli kullanıcı 8 gün önce beğendi
Gönderi
SERZENİŞLER, KENDİME SADECE... Suçluyum itiraf ediyorum! Rocktribe sitesinin şu anki duruma gelmesinde benim de boşvermişliğimin payı var. Suçluyum itiraf ediyorum! Rocktribe çok uğraştı ve çok didindi. Ve ben çoğu zaman sadece umutsuzluk aşılayarak seyreyledim onu. Suçluyum itiraf ediyorum! Twitter gibi leş çukuruna düştüm ve kendimi akışlarda kaybetmeyi göze alarak, geri çıkmak için didinmedim bile ki bana verdiği tek şey "kaygı bozukluğu" oldu. Suçluyum itiraf ediyorum! Bu siteyi daha fazla içerikle daha güzel ve daha kalabalık bir siteye dönüştürebilirdim ve elbette sizinle.. Buralar bitsin istemiyorum. Buna içim elvermiyor. Hepimiz yalnız olsak da kendi içimizde birbirimizle bağ kurmaya can atan bir avuç insanız. Kurumlar ve büyük yapılar ve devasa sosyal ağlar insanları örümcek ağları gibi içine çekerek bir daha geri vermeyecek şekilde ağına ekliyor. Sonra tüm o insanlar ağın bir parçası olarak hareket ediyor. Ben de, siz de, onlar da. Fakat burada bir düğüm var. Bu devasa insan yutucu, insanla beslenen yapılardan çıkmaya çalıştığımızda zihnimiz "olaylardan habersiz bir başımıza kalacağımıza" dair masallar anlatıyor bize. Hani sanki kıyamet kopacak ve bizim hiçbir şeyden haberimiz olmayacak gibi kaygı dolu bir his sarıyor bünyemizi. Bu karanlık hisler bizi daha da bağlıyor örümcek ağına ve bir zaman sonra çıkmak için didinmek bile boşa... Ve sırf bu yüzden, bunu kendimde görebildiğimden ve buna izin vermek istemediğimden yazmaya devam edeceğim buraya. Ve burası benim güvenli sığınağım olacak sizlerle birlikte. Ne olursa olsun insan olmak kolay zanaat değil. En zoru da "başladığı isi bitirebilen insan" olmak. Ben bu konuda zayıfım. Ve belki de hemen derhal aşmalıyım. Müzik paylaşmak bile... (Daha fazlası)