Bu videoya, bu şahesere, bu destansı şarkıya youtube algoritması ulaştırdı beni. Tüylerim her dinleyişimde diken diken oldu; senfoniyle metal müziğin ve Moğol folk unsurlarının karışımı dehşetengiz bir şarkının oluşumuna sebebiyet vermiş. Bu video büyük ihtimalle Çin'deki bir yarışmadan. Hanggai bu yarışma ile mi meşhur oldu yoksa daha öncesinde de vardı ve konuk olarak mı katıldı yarışmaya hiçbir fikrim yok. Fakat böylesine muhteşem bir müzik icrasına sadece saygı duyulabilir. Hanggai Çin Beijing'ten iç Moğolistan folk müzik grubu. Moğol folk müziğiyle modern rock müziği muhteşem bir şekilde birleştirebilen nadir gruplardan. Folk şarkılarını yeniden düzenledikleri gibi kendilerine ait şarkıları da var. Kullandıkları dil Mandarin ve Moğolca ki Mandarin dilini çoğu insan kutsal dil olarak biliyor diye duymuştum yalnız duymamışsam elbet. Bu videodaki şarkıyı Moğolca söylemişler. Yorumlardan birinde, birinin sözleri Çince alt yazıdan İngilizceye çevirdiği görünce ben de hemen Türkçeye çevireyim dedim. Sözler de en az şarkı kadar inanılmaz. Keşke bu şarkıyla ilgili daha fazla bilgi bulabilsem. Misal folk şarkısı mı onu çok merak ediyorum. Eski Türkçeyi andırıyor dil; hani sanki birkaç kelime anlayıverecekmişim gibi olsa da anlamıyorum açıkçası fakat dilin tınısı çok hoş. Müzisyenlerin her biri ayrı yetenekli. Helal olsun. Sözler şöyle: Kuşlar, çiçekler ve tüm diğer yaratılanlar, hepimiz aynıyız. Zamanı, havayı ve gğn ışığını paylaşıyoruz. Zaman akıp gidiyor ve biz bilgeliği bir nesilden diğerine aktarıyoruz. Ömürlerimiz kısa fakat bir kere geçtiklerinde artık sonsuzluğun bir parçası oluyorlar. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış bir döngü oluşturur. Doğumdan ölüme de bir döngü vardır. Zaman akıp gider ve biz tarih boyu döngü üzerine döngü görürüz. Evren... (Daha fazlası)