İngilizlerin rock müziği progresife dönüştürdüğü gibi Blues'u da Amerika'da yapılanlardan çok daha farklı bir sounda dönüştürdüğünü düşünüyorum. American blues ile İngİliz blues arasında duyum açısından epey bir farklılık var ve nedense İngiliz blues bana daha derin geliyor. Tabii normalde blues, Amerikalı fakir zencilerin, kaderleriyle bir nevi dalga geçebilmek için yaptıkları ve kendilerini rahatlatan bir müzik türü. Bariz bir kadere boyun eğiş vardır bluesda. Tüm başa geleni kötüye yormaktansa Tanrının şakasına yormaktır blues. Çok acıdır sözler ve de ezgi fakat gene de hayata tutunur; ona lanet etmez, kötü söz etmez. Rock ve metal ise bariz bir başkaldırıdır; öcünü almaya yeminlidir. Boyun eğmez; harekete geçer. üzeni üzer; döveni döver. Kötüye de kötü der.
Rock ve blues birleşince ise bambaşka bir şeye dönüşüyor.
Beyaz adamların blues'u anca bu kadar acıklı olabiliyor :)Ve ismi de keza "Out of Uranus" olabiliyor. Keza o yıllarda sokakta blues yapan ortalama bir zencinin Uranus'ü bildiğini pek sanmam; öğrenemediğinden değil elbet! Beyaz adamın lanetinden dolayı öğretilemediğinden.
Killing Floor 1968'de kurulan bir İngiliz blues rock grubu. 1972'de dağılana değin iki albüm ve dört single çıkarıyorlar.
iyi dinlemeler.
https://www.youtube.com/watch?v=J-LZUqmkHWQ